Öne Çıkanlar Özge Ulusoy Bayramda Kaç Gün Tatil istanbul akustik ürün çeşitleri 12 Ekim

Kışın Ardı Hıdırellez Ateşidir!

Geçmez deyip hayıflandığımız, soğuğundan tir tir titrediğimiz çetin kış günleri geride kaldı artık. Neyse ki bahar geldi ve gülümseyen yüzüyle içimizi ısıtmaya başladı. Ruz-ı Hızır, Hıdrellez isimleriyle de anılan, bereketin, bolluğun, şansın simgesi olan Hıdırellez Bayramı geldi. Evet, Hıdırellez yüzyıllardır Orta Asya, Balkanlar, Anadolu, Avrupa’nın pek çok bölgesi ve hatta Orta Doğuda gelenekselleşmiş bir biçimde kutlanıyor. Peki, Hıdırellezi bu kadar özel kılan, büyük bir çoşku ile karşılanmasına sebep ne?

Hıdırellezin Önemi ve Anlamı Nedir?

Öncelikle kelime anlamı olarak incelediğimizde Hızır ve İlyas isimlerinin yıllarca halk dilinde konuşulurken birleştirilmesinden doğmuş bir kelimedir. Hızır, İlyas zaman içinde Hıdırelleze dönmüştür. İslamiyet öncesi Orta Asya Türklerinin Şaman öğretileri ile çok fazla benzerlik taşıdığı için Türklere mal edilmiş bir kutlamadır. Hızır, dini figür olarak, zorda olanlara yardım eden, darda kalanlara bolluk ve bereket getiren kişidir. Rivayete göre ayak bastığı her yer yeşilliğe döner, ağaçlar çiçeklenir, ekinler bereketlenir.

5 Mayıs akşamı başlayıp, 6 Mayıs günü tam ikindi vaktinde sona eren Hıdırellez, Hızır ve İlyas’ın yeryüzüne inip akan su kenarlarında, kırlarda buluştukları söylenen 6 Mayıs günüdür, tam da bu yüzden bahar müjdecisi olarak kabul edilir. Onların buluşup birlikte geçtikleri her toprak parçası canlanır. Tüm bir kış mevsimi boyunca kendine çekilen, bir kenarda usul usul dirilmeyi bekleyen tabiat uyanışa geçer.

Hıdırelleze Özel Adetler Nelerdir? Nasıl Yapılır?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Hıdırellez, Bahar Bayramı olarak kutlanmaktadır. Öyleyse her bayram gibi Hıdırellezin de kendine özgü ritüelleri olmalı değil mi? Peki nelerdir bunlar? Niçin yapılırlar? Tüm bu soruların cevaplarını bu yazıda bulabileceksiniz.

En bilindik ritüel elbette Hıdırellez ateşi yakmak, bir diğeri ise gül ağacına çeşitli dileklerin yazıldığı çizildiği küçük kağıtları bağlamak. 5 Mayıs gecesi; evlerin önünde, ara sokaklarda, müsait boş alanlarda gençler çalı çırpı toplayarak kocaman bir Hıdırellez ateşi yakarlar. Kadın erkek, genç ihtiyar herkes bu ateşin etrafında toplanır, şarkılar söylenir ve sırayla üçer kez bu ateşin üzerinden atlarlar. Tabii atlamadan önce gerçekleşmesini çok istedikleri dileklerini içlerinden geçirerek… Ateşten atlamak İslamiyet öncesi Türklerin Şaman öğretileri ile örtüşmektedir. Ateş kutsaldır ve o ateşin üzerinden atlandığında, hastalıkların yok olacağına, ruhun ve bedenin arınacağına inanılır.

Diğer bir ritüel ise, dilekleri çizip gül ağacına bağlamak. Özellikle sevdiğine kavuşamayan genç kızların, çocuğu olmayan kadınların, ev, araba sahibi olmak isteyenlerin severek yaptığı ritüeldir. Bir kağıda dilekler yazılır ya da resimleri çizilir ve bir bez parçasının içine konularak, çeşitli dualar eşliğinde 5 Mayıs günü ikindi vaktinde bir gül ağacının dalına asılır. O gün yeryüzünde buluşacak olan Hızır ve İlyas’ın bu dilekleri göreceğine inanılır ve sabaha kadar beklenilir. 6 Mayıs sabahının çok erken saatlerinde bağlanan dilek kağıtları yerinden alınır ve içten gelen güzel dilekler eşliğinde akar bir suya atılır.

Çok Bilinmeyen Hıdırellez Adetleri

Geniş bir coğrafyada benimsenmiş olan Hıdırellez Bayramının, elbette bölgelere göre ritüelleri de değişiklik gösterebiliyor. Fakat biz geneli ele alacak olursak, kısa kısa şöyle sıralayabiliriz: Hıdırellez gecesi yani 5 Mayıs’ta; Hızır’ın bereketi getireceği, bolluğu arttıracağı düşüncesiyle camın önüne bir miktar para bırakılır ve ertesi sabah bu para cüzdanın bir köşesine konulup saklanır, ki gelecek bir yıl bolluk bereket çok olsun. Yine geceden camın önüne boş bir kap konulur; gece yağan çiylerin birikmesi için. Çünkü bu gece yağan çiylerin ağrı ve sancılara iyi geldiği düşünülür ve vücudun ağrıyan yerine sürülerek şifa beklenir.

Yine 6 Mayıs sabah ezanından önce evin tüm camları açılır, Hızır ve İlyas’ın bereketinin evin içine dolması ve bir sene boyunca gitmemesi için. O gün herkes evlerinde yiyecek içecek hazırlar ve ailesiyle, sevdikleriyle toplanıp (özellikle beyaz giysiler giyerek) kırlara, su kenarlarına pikniğe gidilir. Papatyalardan yapılıp başa takılan taçların, gençlerin bahtını açacağına inanılır. Tüm gün kırlarda eğlenilir, gülünür.

Hıdırellez ile ilgili önemini, coşkusunu yitirmemiş tüm bu ritüeller hayal dahi edilse, içimizin mutlulukla dolmasını sağlayan ne kadar da güzel adetlerimiz var öyle değil mi? Korona salgını yüzünden, Hıdırellez Bayramı etkinlikleri bu sene; kırlarda, sokaklarda, su kenarlarında, mesire alanlarında yaşanamayacak. Buna rağmen, içinizdeki bahar cıvıltısı ve Hıdırellez ateşinin coşkusu hiç sönmesin. Şans, bolluk, bereket sizlerle olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.