Öne Çıkanlar Çocuk parası çernobil dizi izle 26 Haziran Çernobil Sırları Türkçe Dublaj İzle canlı maç

Sultangazi Rehabilitasyon Merkezleri

Sultangazi Rehabilitasyon Merkezleri 

Özel Eğitim ve Reahabilitasyon Merkezleri, özel eğitime gereksinim duyan öğrenci ve bireylere eğitim vermektedir. Hemen hemen İstanbul'un her ilçesinde bulunan Özel Eğitim ve Reahabilitasyon merkezlerinden Sultangazi'de bulunan Reahabilitasyon Merkezlerini sizler için sıraladık. İstanbul Sultangazi Rehabilitasyon Merkezleri. 
Sultangazi'de kaç Rehabilitasyon merkezi vardır ? Sultangazi'de hangi Reahabilitasyon merkezinde dil terapisti bulunmaktadır ? Sultangazi'de Görme Enegelliler Öğretmeni bulunduran reahabilitasyon Merkezleri. Sultangazi'de İşitme Engelliler Öğretmeni bulunduran rehabilitasyon merkezleri. İstanbul special education rehabilitation centers. 

Rehabilitasyon Merkezi Nedir ? 

Rehabilitasyon merkezi, zihinsel, bedeni, ruhsal rahatsızlıklar nedeniyle normal yaşamın gereklerini yerine getiremeyecek olan, yaşamın gereklerine uyamayacak olan kişilerdeki fonksiyon kayıplarının giderilmesi, toplumda kendilerine yetebilecek düzeye gelmeleri ya da bu becerileri kazanamamış olanlara koruyucu sosyal bakım hizmeti verilmesi amacıyla açılmış olan sosyal hizmet kuruluşlarını ifade eder. Bu kişilere verilen hizmetler tek olarak ya da bütün şeklinde olabilir. Bu merkezlerde psiko sosyal, mesleki ve tıbbi rehabilitasyon hizmetleri sunulur. Hastalara yataklı ya da yataksız olarak hizmet verilir. Rehabilitasyon merkezi resmi olabileceği gibi, özel işletilen kuruluşlarda olabilir.

Rehabilitasyon aslında bir tedavi türüdür. Hastaların eski sağlıklı günlerinde oldukları gibi yaşamalarını sağlamayı hedefler. Rehabilitasyon merkezi herhangi bir hastalık ya da kaza sonucunda sakatlığı olan kişilerin özel yöntemlerle tedavi edilmelerini sağlar, sorunları giderilmeye çalışılır ve yaşama uyum sağlamaları için gerekenler yapılır. Bu tür hastaların toplum dışına itilmeleri bir nebze olsun engellenmek istenir. Ülkemizdeki ilk rehabilitasyon merkezi 1952 yılında Ankara'da açılmış olan Körler Mektebidir. Daha sonraki yıllarda cüzzam merkezi ve rehabilitasyon merkezi açılmıştır.

Rehabilitasyon merkezinde hastaların fiziki yetersizliklerinin azaltılması, olanaklar dahilinde bundan kurtulmasını sağlamak, fiziki yetersizlik kapsamında hastanın çalışmasını teşvik etmek, kişinin yeteneklerini kullanmasını sağlamak en önemli hedeftir. Bu merkezlerde özellikle Parapleji yani tam felç hastaları, Hemipleji yani yarım felç hastaları başarılı şekilde rehabilite edilmektedir. Özellikle tam felç hastalarında ölüm ve yatak istirahati yüzünden oluşan yaralar bu merkezde uygulanan tedavi sonrasında oldukça azalmıştır. Hastalar rehabilitasyon merkezinde tedavi gördüklerinde % 10 oranında yeniden yürüme olanağına da kavuşmaktadır. Bu hastalara sunulana rehabilitasyonun önemi daha iyi açıklamaktadır. Bu merkezlerde ayrıca uyuşturucu madde kullanımı yüzünden zor durumda olan hastalarda yoğun bir şekilde tedaviye alınır. Bu sorun aslında kişideki ruhi bir bozukluktan kaynaklanır. Hastaların ruhen ve fiziki olarak rehabilitasyon merkezinde tedavileri başarılı bir şekilde yapılır.

Otizm Nedir ? Otizm Okulları Var mı ?

Otizm, Otizm Spektrum Bozuklukları ya da eski adıyla Yaygın Gelişimsel Bozukluklar şeklinde isimlendirilen önemli bir bozukluktur.

Otizm; erken çocukluk çağlarında belirtilerin gözlendiği önemli bir nöro-gelişimsel bozukluktur. Otizme dair belirtiler bazı çocuklarda gelişim basamaklarının erken dönemlerinde başlarken, bazı çocuklarda öncelikle normal seyreden gelişimde gerileme veya aksaklıklar olur. Otizm şüphesi çocuğun konuşmasının gecikmesi veya etrafa ilgisiz, tepkisiz olması ile ortaya çıkar. Aile, çocuğun akranları konuştuğu halde hiç kelime çıkarmamasından ya da daha önce “anne, baba” gibi tekli kelimeleri söyleyebilirken son aylarda bu kelimeleri unutması nedeniyle doktora başvurur.

Otizmde görülen belirtiler arasında duyusal problemler belirgindir. Duyusal problemler bireyin çevre ile uyumunu azaltmaktadır. Bireyin hayata olan adaptasyonunu azaltmaktadır. Örneğin; yüksek sese karşı duyarlılık, dokunma hassasiyeti, ışığa karşı duyarlılık, derinlik problemleri, denge ile ilgi problemler gibi problemler bireyin gelişmesiyle birlikte değişen sosyal düzendeki problemlerini arttırarak devam ettirmektedir.

Otizm, Otizm Spektrum Bozuklukları ya da eski adıyla Yaygın Gelişimsel Bozukluklar şeklinde isimlendirilen önemli bir bozukluktur.

Otizm Belirtileri Nelerdir?

Otizm Spektrum Bozukluğunun temelde iki ana belirti grubu vardır:

1.Sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinde gerilikler

• İnsanlara ya da akranlarına ilgi göstermeme ya da azilgi gösterme,

• Kendi halinde olma, seslenince bakmama, Parmak ucunda yürüme,

• Yaşına uygun konuşmanın başlamasında gecikme ya da başlayan konuşmada durma, gerileme, konuşsa bile konuşmayı sosyal etkileşimde kullanmaması, söyleneni tekrarlaması, zamirleri ters kullanması (ben yerine o).

2. Tekrarlayıcı ve sınırlı ilgi alanı, davranış ve etkinlikler

• Basmakalıp ve tekrarlayıcı hareketler (kendi etrafında

dönme, sallanma, kanat çırpma),

• Rutinlerine aşırı bağlılık, değişikliklere tepki gösterme,

• Bazı ses, koku ve tatlara aşırı hassasiyet gösterme.

 Otizm Belirtileri ile ilgili detaylı bilgi için: 

Otizm’in Nedeni Nedir?

Otizmin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir.Otizm’de çok sayıda genin hastalıktan sorumlu olduğu düşünülmekte ve hastalığın tedavisinde genlerdeki bozukluğa etki eden ilaçlar geliştirilmeye çalışılmaktadır.

İlerleyen yıllarda otizmi olan çocukların bir kısmında bu tedavilerin olumlu sonuçlar yaratacağı öngörülmektedir.

Down Sendromu Nedir ?

Down sendromu, genetik bir farklılık, bir kromozom anomalisidir. En basit anlatımı ile sıradan bir insan vücudunda bulunan kromozom sayısı 46 iken Down sendromlu bireylerde bu sayı üç adet 21. kromozom olması nedeniyle 47 olmaktadır. Down sendromu tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, genetik bir farklılıktır. Hücre bölünmesi sırasında yanlış bölünme sonucu 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom yer alması ile meydana gelir. Down sendromuna sebep olduğu bilinen tek etmen hamilelik yaşıdır, 35 yaşüstü hamileliklerde risk artar. Ancak genel olarak genç kadınlar daha fazla bebek sahibi olduğundan Down sendromlu çocukların %75-80'i genç annelerin bebekleridir. Ülke, milliyet, sosyo-ekonomik statü farkı yoktur. Ortalama her 800 doğumda bir görülür. Tüm dünyada 6 milyon civarında Down sendromlu birey yaşamaktadır. Türkiye'de tam bir veri yok ama yaklaşık 70.000 Down sendromlu kişi olduğu tahmin ediliyor. Hafif veya orta seviye zihinsel ve fiziksel gelişim geriliğine sebep olur.

47 KROMOZOM NASIL OLUR?

İnsan vücudunu oluşturan kromozomların 23 tanesi anneden, 23 tanesi ise babadan gelmektedir. Down sendromunda  21. kromozom 2 değil 3 adet olmaktadır (Bu sebepten dolayı Down sendromu Trisomy 21 diye de bilinmektedir). Bunun sonucu olarak toplam kromozom sayısı 46 değil 47 olmaktadır.

DEĞİŞİK TİPLERİ VAR MI?

3 tip Down sendromu vardır.

1-Trisomy 21: Down sendromlu nüfusunun %90-%95'ini oluşturan standart tiptir. Bu tipte fazladan bir adet 21.kromozom yumurta veya sperm hücresinden gelmekte veya döllenmenin daha ilk aşamalarındaki bir noktada yanlış bölünme nedeniyle (yani kromozomlar bölünürken birbirine yapışık kalması ve bu yapışıklığın bir taraftan 2 diğer taraftan da 1 kromozom gelmesine yol açması nedeniyle) yeni hücreler 3'er adet kromozom ile toplam 47 kromozom olarak oluşurlar.

2- Translokasyon: Down sendromlu nüfusunun %3-%5'ini oluşturan tiptir. Bu tipte 21.kromozomun bir parçası koparak başka bir kromozoma (örn. 14.kromozom gibi) yapışmaktadır. Birey adet olarak 46 kromozoma sahiptir ama genetik bilgi olarak 47 kromozom bilgisi vardır. Burada da 21.kromozom 3 adet olduğundan birey standart tipteki aynı özellikleri gösterir. Down sendromunun diğer tipleri kalıtımsal değildir. Yalnız translokasyon tipte ebeveynlerden bir tanesinin taşıyıcı olması durumunda Down sendromu kalıtımsal olmaktadır. Bu oran %33'dür. Eğer taşıyıcı anne ise translokasyon Down sendromlu çocuk doğurma olasılığı %20, taşıyıcı baba ise %5-%2 arasındadır. Translokasyon tipte ileriki doğumlardaki risklerin bilinmesi açısından genetik danışmanlık daha önemli olmaktadır.



3- Mozaik: Down sendromlu nüfusunun %2-%5'ini oluşturan tiptir: Bu tipte bazı hücreler 46 kromozom taşırken bazıları 47 kromozom taşımaktadır. Yanlış bölünme döllenmenin ileri aşamalarında gerçekleştiğinde bir hat 46 kromozom diğer hat ise 47 kromozom olarak devam eder ve mozaik bir yapı oluşturur.

ÖZELLİKLER NELERDİR?

Down sendromlularda görülen bazı fiziksel özellikler çekik küçük gözler, basık burun, kısa parmaklar, kıvrık serçe parmak, kalın ense, avuç içindeki tek çizgi, ayak baş parmağının diğer parmaklardan daha açık olmasıdır. Bu özelliklerin hepsi veya birkaçı görülebilir.

Down sendromlu bebekler istisnalar olmakla beraber yaşıtlarından daha yavaş büyürler. Zihinsel gelişimleri geriden gelmektedir. Bu gerilik yaş büyüdükçe daha belirgin olarak gözükmekte, ancak uygun eğitim programları ile Down sendromlu çocuklar pek çok başarıya imza atmakta ve toplum hayatı içinde anlamlı hayatlar kurabilmektedirler. Burada düzenli ve disiplinli bir eğitim programı ve bol tekrar en önemli faktördür.

Down sendromlu bireyler genel olarak yaşıtlarından daha kısa boylu olurlar ve metabolizmalarının yavaş çalışması nedeni ile doğru beslenme alışkanlığı edinmezlerse ileri yaşlarda kilo problemi yaşayabilirler.

Farklı derecelerde olmak üzere kas gevşekliği (Hipotoni) nedeni ile fizyoterapi desteğine ihtiyaç duyarlar. Bebeğiniz doğar doğmaz biz fizyoterapist ile görüşerek bilgi almanız ve ileriye dönük bir destek programı hazırlamız çok önemlidir. Hipotoninin az veya fazla olmasına göre bazı bebekler uzun süre başlarını bile tutmakta zorlanabilirler ancak fizyoterapi desteği ile gelişim basamaklarını kendi hızlarında tamamlar.



Down sendromlu bireyler bazı rahatsızlıklara daha yatkın olabilmektedirler. Bu yüzden sağlık kontrollerinin aksatılmadan ve zamanında yapılması, doğru sağlık danışmanlığının alınması hayati önem taşımaktadır. Lütfen Sağlık Kontrol Listesine bakınız.

ZİHİNSEL GERİLİĞİN DERECELERİ VAR MIDIR?

Her çocuk gibi Down sendromlu çocuklar da farklı zeka seviyesine, yetenek ve kişiliğe sahiptirler. Burada kilit nokta çocuğunuzun kapasitesini maksimum düzeyde kullanabilmesi için zamanında ve doğru desteği alabilmesidir. Erken eğitim programları, fizyoterapi, dil terapisi, alternatif terapiler, oyun grupları gibi seçenekler aileler tarafından iyice değerlendirilmeli ve doğru kaynaklara ulaşılarak karar verilmelidir.

ÇOCUĞUM İLERDE NELER YAPABİLİR?

Eskiden okuyamaz bile denilen bu bireyler artık lise, hatta üniversite bitirebilmekte, ikinci bir dil öğrenebilmekte, çalışabilmekte, bağımsız veya yarı bağımsız hayatlar sürebilmektedirler. Bu yüzden hayallerimize sınır koymamalıyız. Bir yandan hayallerimiz sınırsız da olsa çocuğumuzu doğru değerlendirerek ayakları yere basan, gerçekçi gelecek planları yapmanın onun mutluluğunun anahtarı olduğunu da unutmamalıyız.

HER ZAMAN MUTLU OLDUKLARI DOĞRU MU?

Zihinsel engelli olmak duygusal engelli olmak demek değildir. Down sendromlu bebekler her şeyden önce bebeklerdir. Beslenme, temizlenme, sevilme ihtiyacı duyan, acıkınca, sıkılınca ağlayan, kızan, küsen, gülen, geceleri sizi uyutmayan bebekler olacak. Down sendromlu gençler de cinsel kimlikleri bulunan, ergenlik bunalımı yaşayan, aşık olan, kalbi kırılan, kardeşi ile kavga eden, kapıları vurup bangır bangır müzik dinleyen, gülen, dans eden gençlerdir. Bizler gibi onlar da tüm duyguları yaşarlar.

Sultangazi En İyi Rehabilitasyon Merkezleri

1-Rehabilitasyon merkezleri kaydı için 05323801742 numaradan ulaşın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.