Öne Çıkanlar Cumhuriyet Üniversitesi memur alımı ses yalıtım süngerleri Corona Virüsü ergenokon ortaokul

Zindan Adası Filminin Sonunda Ne Oldu?

 Shutter Island ismiyle çıkış yapmış ülkemize Zindan Adası ismi ile seyirciye sunulmuş gerilim ve dram filmidir. 2009 yapım olan film Dennis Lehane'nin aynı isimli romanından sinemaya uyarlanmıştır. Yönetmen koltuğunda Martin Scorsese oturmuş ve senaristliğini Laeta Kalogridis üstlenmiştir. Oyuncu kadrosunda Leonardo DiCaprio (Teddy Daniels), Mark Ruffalo (Chuck Aule), Ben Kingsley (Dr. John Cawley), Michelle Williams (Dolores Chanal) ve Emily Mortimer (Rachel Solando) bulunmaktadır

 1954 yılında geçen filmdir. O zamanlar Ashcliffe adası Amerika Birleşik Devletleri'nin ruh ve sinir hastalıkları hastanesi olarak bilinmektedir. Bu adadaki hastane sadece akıl hastalarının yer aldığı bir hastane olmayıp C blokta bulunan kişilerin o zamanların Amerika Birleşik Devletleri'nin ideolojisine, rejimine karşı gelenlerin alıkonulduğu yerdir. Bu yerde bulunanlara insanlık dışı deneyler yapılmaktadır.

 Zindan Adası Filmi Konusu

 Zindan Adası filmi konusu bir adada bulunan akıl hastanesinden kaçmış ve bu hastaneden kaçmanın imkansız olduğu bir kadın hastanın bulunması için çağrılan Polis Teddy ve yeni ortağı Chuck Aule bu görevi üstlenmişlerdir. Hastanın bulunması için çabalayan Polis Teddy'i bir takım esrarengiz olaylar içerisinden kendini bulacaktır. Teddy'nin gördüğü sanrılar onun bu işi yapmasında zorlanmasına neden olacaktır. Hayal ve gerçeklik arasında sıkışmış birisidir. Film Teddy'nin kaybolan kadın hastanın bulunması için ve kendi gerçekliğinden uzaklaşması arasında verdiği mücadeleyi konu ediniyor.

 Zindan Adası Filminin Sonunda Ne Oldu?

 Filmin sonunda Andrew'un doktora söylediği ve kafa karışıklığına neden olan cümlesi vardır. Bu cümle ''Bir canavar olarak ölmek mi yoksa iyi bir adam olarak yaşamak mı?'' sözü Andrew'un her şeyin farkında olup olmadığını çözmemize yardımcı olacak bir sözdür. Dr. Cawley ve Dr. Lester -Chuck Aule- 'nin Andrew' a dedikleri şeyler doğrudur. Andrew'un karısı Dolores bir akıl hastasıdır. Andrew ve karısı Dolores üç çocukları ile birlikte göl kıyısında bir eve taşınmışlardır. Karısı Dolores bir akıl hastası olduğu için üç çocuğunu da gölde boğmuştur ve yaşadıkları göl kıyısındaki evi ateşe vermiştir. Bu olayı öğrenen Andrew karısını orada silah ile vurmuştur. Karısını çok seven Andrew bu yaşanan olayları kabullenememiştir ve olayları kafasında çok farklı şekilde yeniden dizayn etmiştir. Evi bir başkasının yaktığını ve bundan dolayı karısının dumandan boğularak öldüğüne inanmaktadır.

 Andrew ayrıca çocukları olduğunu hiçbir şekilde yaşadığı bu travmadan dolayı kabul etmemektedir. Fakat filmin başlangıcından ortağı ile konuştuğu bir konuşmada yanan evden dolayı dört kişinin öldüğünü anlatmaktadır. Bunların içerisinde karısının da olduğunu söylemektedir. Dr. Cawley ve Dr. Lester Andrew'un anlattığı ve inandığı şeylerin gerçek dışı olduğunu ona inandırmak için 'rol çalışması' deneyini gerçekleştirmeye çalışmışlardır. Eğer bu deney gerçekleşmezse ona lobotomi uygulanacaktır. Dr. Cawley bunun önüne geçmek istediği için böyle bir uygulamaya gitmiştir. Ona iki gün boyunca dedektif rolü yapmasına izin verilmiştir ama Andrew her şeyin farkındadır ve bu farkında olduğu şeyi filmin sonunda kullandığı cümle ile belirtmiştir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.