Öne Çıkanlar 19.30 büyükelçilik veri mühendisi eğitimhaberleri Trknoloji

Plastik Cerrahlardan ‘Pürtüklü Silikon’ Tepkisi
banner189

Estetik dünyası, pürtüklü silikon protezi tartışıyor. Fransa Sağlık Güvenliği Ajansı tarafından, birkaç gün önce, sık kullanılan kaba pürtüklü yüzeyli protezlerin kullanımının Fransa’da yasakladığını açıklandı. Bu açıklamanın ardından Hollanda ve Kanada da benzer bir karara imza atınca estetik dünyasında tartışma başladı.
Nadir görülen bir kanser türüne (ALCL) yol açabileceği gerekçesiyle bu tür silikon protezlerin yasaklandığını açıklayan Fransız Ajansı, diğer Avrupa ülkeleri ve Fransız cerrahlar da eleştirdi.
Kaba pürtüklü yüzeye sahip meme protezlerinin Fransa’da yasaklanmasına hem Fransa içinden hem de Avrupa’dan gelen tepkiler; kararın bilimsel veriden yoksun ve politik olarak tanımlanmasına sebep oldu.
BİLİMSEL VERİLERE DAYANMAYAN BİR KARAR DENİLDİ
Fransa’da ‘Secretaire Generale SNCPRE’ (Ulusal Cerrahi Sendikası Genel Sekreterliği); yaptığı açıklamada, yasaklanma girişimini “politik ve bilimsel verilere dayanmayan bir karar” olarak nitelendirdi. Açıklamada Fransa’nın tek başına aldığı bu kararın, Avrupa sağlık komisyonunca da desteklenmediği belirtildi. Bu tür sağlık risklerinin cerrahlarca yüz yüze yapılacak görüşmelerle ve bilimsel veriler ışığında kanıta dayalı sonuçlarla değerlendirilmesi gerektiğini ve uzun yıllarca araştırılması gerektiğinin de altı çizildi.
TÜRK CERRAHLARDAN TEPKİ
Konu ile ilgili bir teki de Türk Plastik Cerrahlardan geldi. Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkanı Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sühan Ayhan, bilim insanları olarak, bu kararı, bilimsel dayanaktan yoksun, alelacele verilmiş bir karar olarak nitelendirdiklerini vurgulayarak, “Dünya Estetik Cerrahi Derneği (ISAPS) da bu karara katılmadığını belirten bir bildiri yayınlamıştır. Bahsedilen hastalık, dünya üzerinde meme büyütme ve meme kanseri hastalarında mastektomi sonrası memenin yeniden yapılması amacıyla kullanılan protez sayısı düşünüldüğünde, çok nadir olarak karşılaşılan bir hastalıktır. Tıpta Anaplastik Büyük Hücreli Lenfoma (BI-ALCL) olarak tanımlanan bu hastalık, protez çevresinde geç dönemde oluşan sıvı birikmesi ve daha ileri evrede, kapsüle yapışık bir kitle ile kendini göstermekte olup, kapsülün sınırlarını aşıp kitle haline gelmedikçe çok büyük oranda iyi seyirlidir. Hastalığın birden fazla sebebin bir araya geldiğinde ortaya çıktığı konusunda giderek artan kanıtlar vardır. Protez yüzeyinin kaba pürtüklü olmasının ortamı bakterilerin yerleşmesine elverişli yapması ve protez yüzeyine yerleşen bakteriler tarafından oluşturulan biyofilm tabakasının bu hastalıkta rol oynadığı düşünülmektedir. Bugüne dek, Anaplastik Büyük Hücreli Lenfoma (BI-ALCL) ile ilgili dünya üzerinde 650 civarında olgu bildirilmiş, bunların 17’si ölümle sonuçlanmıştır. En çok olgu bildirimi yapılan ilk 5 ülke, ABD (255), Avustralya (83), Fransa (59), İngiltere (45), Hollanda (40)’dır. Türkiye’de bildirilen olgu sayısı sadece 1 (bir) olup, bu hasta da başarılı bir şekilde tedavi edilmiştir. Kaybedilen olgular, geç tanı konan hastalar olup, tanı konduktan sonra ilerleyen veya nükseden bir hasta bile yoktur. Protezlerin kapsülle birlikte çıkarılması tedavi için yeterlidir” dedi.
RİSK FAKTÖRLERİNİN BİRİNE DAYANARAK ÇIKARIM YAPMAK DOĞRU DEĞİLDİR
Prof. Dr. Sühan Ayhan, açıklamasını klinik araştırmalar ışığında şöyle sürdürdü: “Bu hastalık için risk faktörleri, kaba pürtüklü protezlerin kullanılması, bu protezlerin yüzeyinde bakterilerin yerleşerek antibiyotiklere dirençli biyofilm tabakası oluşturması ve genetik yatkınlıktır. Bu verilere göre, söz edilen risk faktörlerinden sadece birine, yani protezin cinsine dayanarak bir çıkarım yapmak doğru değildir. Bu hastalığın ince pürtüklü, düz yüzeyli ve poliüretan yüzeyli protezlerde; hatta kalça protezi, kalp pili gibi meme protezleri dışında da görülebileceği, ancak bunların çok daha düşük olasılık olduğu; ameliyat sırasında ameliyat bölgesine ve protez yüzeyine bakterilerin yapışmasının çok önemli bir etken olduğu, bunlarla birlikte bildirilen olgularda özellikle bazı gen mutasyonlarının varlığı dikkati çekmektedir. Yani bu hastalığın, birden fazla sebebin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir durum olduğu yönünde kanıtlar giderek artmaktadır.”
PANİĞE GEREK YOK
Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği olarak, paniğe kapılacak bir durumun söz konusu olmadığının altını çizen Prof. Dr. Ayhan, “Dernek olarak bu konuda hasta güvenliğini önceleyerek çalıştığımızı, meslektaşlarımızı sürekli bilgilendirdiğimizi, sağlıklı bir karar verebilmek için daha çok bilimsel veri ve araştırmaya ihtiyaç olduğu gerçeğini vurgulamayı bir görev biliriz. Şu anda, estetik amaçla ya da mastektomi sonrası meme protezi kullanılmış olan hastalarımıza önerimiz, yıllık kontrollerini ihmal etmemeleri, ameliyattan yıllar sonra memenin birinde olağandışı şişme olması durumunda mutlaka plastik cerrahlarına başvurmalarıdır. Bugüne dek bir sorun oluşturmayan protezlerin çıkarılması yönünde herhangi bir öneri yoktur” ifadelerine yer verdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.